Ben Âşık Oldum

Ben âşık oldum

Gördüm ki aşkın aşka ihtiyacı yok

Kendi kendine yeten bir onu buldum

Soluksuz peşinden koştum

İlkin bir dünyalıya âşık oldum

Sevdim sandım korktum, korktum sandım sevdim

Gördüm ki aşk dediğim anlaşılamayacak kadar yorgun

Kaplumbağa oldum, yuvamı kabuğumda buldum

Ardından bir baktım sırayla…

Ben denizlere âşık oldum

Şaşırdım kaldım böylesine aşka

Günbatımı, yüzüme vuran dalgaları duyar oldum

Ben durdum, deniz aşkını vurdu, denizi okur oldum

Ben çamlara âşık oldum

Ne zaman gülümsesem bir kozalak attılar kucağıma

Her kozalak ayrı bir çocuk, ezelden toprak olmuş

Benden hakiki bülbüller var, onlara verdim ırak oldum

Ben yanardağlara âşık oldum

Aşklarını kendi içinde arayan masumlar onlar

İçlerine bir şey atar işlerine karışır mı oldum?

Bir çocuğun en saf öfkesine tanık oldum

Ben kurşuna âşık oldum

Herkes o kurşuna çok şey borçlu ola

En hazin bilge kurşunmuş, hakikat kitabından öğrenir oldum

Yazısıyla göçebe, nefsiyle geçici, savaşıyla kalıcı oldum

Ben bülbüllere âşık oldum

Bilgeler dermiş ki dinleyen anlarmış bülbülleri

Bülbülleri dinlemek için aşkın dilini öğrenir oldum

Çoğumdan az, doğrumdan eğri oldum

Neye âşık olmuşsam hepsi kucakladı

Hakikat aslında pek göz önündeymiş

Gel, gel, ne olursan ol, yine gel, imiş

Aşk evrenselmiş, ben kör, anlar oldum

Ardından yine dünyalıya âşık olum

Bu kez gönle âşık oldum

Zaten hepimiz bir parça toprak kirinden olmuşuz,

Toprak kirinin gönlü de kusursuz olmaz ya, anlar oldum

Gönle âşık oldum

Üç kuruş bildiğim var ya evvelden öğrenir olmuştum

Ben üç kuruş bildiğimle onun ruhunu temizler olur

O üç kuruş bildiğiyle benim ruhumu temizler olur

İnanır oldum

Ben Mecnun’a âşık oldum

Aşkı bulduğum korktuğum mu sevdiğim mi?

Aşk kusursuz bulunmazmış, amaç birlikte kusursuzlaşmakmış

Kaçmış olduklarımdan döndüm, kanat buldum

Yukarıya baka baka uçtum

Hem kalıcı hem de geçiydim, yalızca göçebe oldum